Romanos IV Diogenes [1068-1071], geç Bizans İmparatorluğu'nda önemli bir figürdür ve imparatorluğun askeri gücünü yeniden tesis etme yönündeki cesur ancak nihayetinde trajik girişimleriyle hatırlanır. İmparator
Constantine X Doukas 1067'de öldüğünde, oğulları henüz reşit değildi. Böylece taht, oğulları [
Michael VII Doukas, Konstantios Doukas ve Andronikos Doukas] reşit olana kadar fiilen imparatoriçe olarak hüküm sürebilecek olan
Constantine X Doukas'ın dul eşi Eudokia Makrembolitissa'nın eline geçmiştir.
Kapadokyalı yetenekli bir general ve aristokrat olan
Romanos IV Diogenes, 1067'de,
Constantine X Doukas'ın oğullarının tahtını gasp etmeye teşebbüs etmekten suçlu bulunmuş ve hazırladığı bir komplo nedeni ile idama mahkûm edilmişti.
Romanos IV Diogenes idam infazını hapiste beklerken Bizans'ta gerçek iktidar sahibi olan taht naibi Constantine X Doukas'ın dul eşi
Eudokia Makrembolitissa'nın ilgisini çekmiş ve onun huzuruna çağrılmıştır. Eudokia Makrembolitissa, güçlü bir askeri adamın doğudaki sınırı yeniden kuracağı ve Antakya ve Caesarea çevresinde baskınlar düzenleyen Türkleri püskürteceği umuduyla, 1068'de, ölen kocası İmparator Constantine X Doukas'a bir daha asla evlenmeyeceğine dair verdiği yazılı yeminin Konstantinopolis Patriği John Xiphilinos tarafından bir kenara bırakılmasının ve senatonun onayının alınmasının ardından İmparatoriçe Eudokia Makrembolitissa, Romanos Diogenes'i affederek 1 Ocak 1068 ile onunla evlendi ve Romanus Diogenes 1 Ocak 1068'de
Romanos IV Diogenes olarak tahta çıkmıştır.
Constantine X Doukas'ın ölüm döşeğindeyken karısı
Eudokia Makrembolitissa'dan, bir daha evlenmeyeceğine dair patrik huzurunda yemin etmesini istemesinin amacı, kendi hanedanlarını kurmaya çalışabilecek potansiyel taht iddiacılarına karşı tahtı korumak ve oğlu
Michael VII Doukas'ın reşit olur olmaz iktidarı yeniden ele geçirmesini sağlamaktı.
Romanos IV Diogenes, kısa saltanatı boyunca ve hayatının her alanında kuşatılmıştı: ailesinde karısı ve Doukas klanı tarafından, yönetiminde kendi idare ve otorite eksiklikleri tarafından ve en önemlisi 1071'de Malazgirt'te Sultan Alparslan komutasındaki Selçuklu ordusu tarafından. Orduyu yeniden kurmak için getirilen Romanos IV Diogenes'in konumu [Michael VII Doukas ile ortak imparator], kendisini yabancı olarak gören ve Michael VII Doukas'ın haklarını ihmal ettiğini düşünen Doukas ailesi tarafından hoş karşılanmadı.
Constantine X Doukas'ın oğullarıyla birlikte hüküm süren Romanos IV Diogenes döneminde Normanlar, Bizans İtalya'sının başkenti Bari'yi ele geçirdi ve Türkler, Bizans topraklarının derinliklerindeki İkonion [Konya] ve Chonai'yi [Honaz] yağmalamıştı. Romanos IV Diogenes, 1068 ve 1069 yıllarında Doğu Anadolu ve Ermenistan'da seferler düzenledi, ancak Türklerin imparatorluğa baskın düzenlemesini engelleyemedi. 1071'de Romanos, Selçukluların yükselişini ve Bizans İmparatorluğu'nun ve bölgenin kaderini sonsuza dek değiştirecek olan Malazgirt Savaşı'nda Selçuklu Sultanı Alp Arslan'ın ordusuyla karşı karşıya geldi. Andronikos Doukas'ın savaş alanını erken terk etmesinden büyük ölçüde sorumlu olan yenilgisi ve yakalanarak esir alınması, onun gıyabında görevden alınmasına yol açmıştır.
Doukas ailesi, Romanos IV Diogenes'in savaşta esir alınmasını Romanos IV Diogenes'den kurtulmak için bir fırsat olarak gördü ve Constantine X Doukas'ın kardeşi ve Michael VII Doukas'ın amcası olan Sezar John Doukas, Eudokia'yı tahttan feragat etmeye ve bir manastıra çekilmeye zorlayarak yeğeni
Michael VII Doukas'ı tahta geçirerek baş imparator ilan etti. Michael VII Doukas'ın hükümdarlığı, Türklerin Anadolu'yu fethinin başlangıcına ve Anadolu ile Balkanlar'da isyanlara tanık olacak, sonunda bu isyancılardan biri olan
Nikephoros III Botaneiates, 1078'de Michael VII Doukas'ı devirerek imparator olacak ve Michael VII Doukas tahttan feragat ederek bir manastıra çekilecekti. Talihsiz Romanos IV Diogenes, 1072'de Sultan Alp Arslan tarafından serbest bırakıldı. Romanos IV Diogenes tahtını geri almak için küçük bir ordu topladı. Ancak başkent Konstantinopolis'e ulaşmadan önce yenilgiye uğradı, fakat güvenliği ve başkente güvenli bir şekilde dönüşü garanti altına alınmıştı.
Ancak başkent Konstantinopolis'e dönüş yolunda Romanos IV Diogenes yakalanıp kızgın demirle kör edilerek Marmara Denizi'ndeki Prote [Kınalıada] adasındaki bir manastıra sürgün edildi. 1072 yazında Romanos IV Diogenes, henüz 42 yaşındayken, kör edilmenin yaralarından dolayı orada ölmüştür.